TARİKAT SİLSİLEMİZ

Her tarikatın kendi içerisinde bir silsilesi vardır. Bir kimsenin şeyhi var ise, Şeyhinin şeyhi var ise o tarikatın silsilesi vardır, o dergâhın silsilesi vardır. Veya şeyhinin şeyhinin şeyhinin şeyhinin şeyhi söylenebiliyorsa o tarikatın silsilesi vardır demektir. Ama bir kimsenin şeyhi yok ise, o kimsenin silsilesi yoktur. O tarikat silsilesi açısından silsilesizdir. Hatta Ehl-i tarikat onu yalancı görür. Ona der ki, senin muhakkak daha önce yaşamış bir şeyhten ders almış olman lazım. Burada neden bunu şart koşmuşlar o kimse ona diyecek çünküonu yap, bunu yapma, buradan atla, buradan atlama, bunu sat, bunu satma, bunu ye, bunu yeme, bunu böyle yap, bunu böyle yapmabu insan nefsine ağır gelen bir şeydir. Kadınların bile zoruna gitmez mi, adama tabi ol itaat et. Şimdi adamlar kuzu gibide kadınlar rahat biraz. Ben babamı düşünüyorum mesela. Babama sabredecek kadın çok zor. Ya her öğün yemek sorulur mu adama, her öğün yemek soruluyor. Sabah kahvaltısı da dâhil. Yani kadın sormadı kendi kafasından bir şey yaptıbunu kime sordundiyor duvarda alıyor soluğu yemek. Şimdi kadına da itaat etmek ağır gelir. Kadın severse adamı zaten itaat anlaşılmaz. Daha adamın bir şeyi işaret etmesi yeterlidir. Kadın işaret ettiği şeyi, adam konuşmadan daha baktı baktığında sadece tamam bitmiştir o. Kadının kocasını sevip sevmediği buradan çıkar meydana. Adam su bardağına baktı boşalmış kadını umrunda değil. Bak dur sen su bardağına. O adamın önemi yok o evde. Evli bayanlar buna size hayat dersi olsun, severse bir kimse bakması yeterdir adamın, bir derviş bir üstadı severse Üstadın bakması yeter ona, bakması ona fazla bile gelir. Baktığı zaman zaten o erir biter. Eğer derviş seviyorsa onu. Bu insanın nefsine en zor gelen şeydir. Sevmek öyle lafla sevmek değil. Herkes lafla seviyor. Buradaki herkeste beni seviyor, beni seven on-onbeş milyon insan var öyle değil mi? Hepsi seviyor beni. Bu noktada sevmiyorlar diye iddia etmiyorum. Ama sevmek hususi bir şeydir. Tarikat silsilesi açısından bir kimsenin şeyhi varsa, Şeyhinin şeyhi varsa şeyhinin şeyhi varsa orada yalancılık yok, silsile var orada.

Devamını oku...

“kalbi harekete gelmeyen, bir muhakkik âlim zât da olsa, şimdiki zındıkların desiselerine karşı kendini tam muhafaza etmesi müşkilleşmiştir.” (29. Mektubat 9. kısım -Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri)

29. Mektubat 9. Kısım 3. Telvih

Âdi bir samimî ehl-i tarîkat; sûrî, zâhirî bir mütefenninden daha ziyade kendini muhafaza eder. O zevk-i tarîkat vasıtasıyla ve o muhabbet-i evliya cihetiyle îmanını kurtarır. Kebairle fâsık olur, fakat kâfir olmaz; kolaylıkla zındıkaya sokulmaz. Şedid bir muhabbet ve metin bir itikad ile aktab kabul ettiği bir silsile-i meşayihi, onun nazarında hiçbir kuvvet çürütemez. Çürütmediği için, onlardan itimadını kesemez. Onlardan itimadı kesilmezse, zındıkaya giremez. Tarîkatta hissesi olmayan ve kalbi harekete gelmeyen, bir muhakkik âlim zât da olsa, şimdiki zındıkların desiselerine karşı kendini tam muhafaza etmesi müşkilleşmiştir. 

29 mektubat 9. kısım tamamı için tıklayınız.

Sayfa 18 / 18

<< Başlangıç < Önceki 11 12 13 14 15 16 17 18 Sonraki > Son >>